Konu Dışı

Satır Arası- Pencereden Bakma Günleri- Sözler, Eylemler, Ertelenenler ve Kırmızılı Kadın

“Silkinip at üstünden tembelliği. Kuş tüyü üstünde, yorgan altında kavuşulmaz üne. Üne kavuşmadan yaşamını tüketen kişi, dumanın havada, köpüğün suda bıraktığı iz gibi bir iz bırakır yeryüzünde. Haydi kalk! Bedenin ağırlığı altında ezilmedikçe, her savaşı kazanan cesaretinle yen kapıldığın telaşı. Daha uzun bir merdivenden çıkacağız şimdi; iblislerden kurtulmuş olmak yeterli değil. Sözlerimi anladınsa, ders almasını bil.”1

Salvador Dali-İlahi Komedya “Cennet”

Günün hangi saati böyle gölgesi uzanır insanın. Ne çabuk geçti zaman, oysa saat on ikiydi ve hiçbir şeyin gölgesi yoktu.

Şimdi, kırmızılar içinde bir kadın kırmızı bir çizgiden geçiyor, başında tacı ve uzayıp gidiyor gölgesi.

Nihayet. Nihayet cennet! Geçtiği anda sıfırlanıyor zaman. Bunca zaman, bunca yol… Sanki hiç yaşanmamış gibi olacak. Çünkü yalnız çizgiyi geçmeyi düşündü, sonrasını değil. Bazı dersler hiç alınmıyor hayatta. İnsan öğrenen hayvandır der, Konfüçyüs. Üzülerek eklemek isterim, her şeyi değil. Yalnızca çizgiyi geçmeyi düşünürüz, sonrasını değil. Daha şimdiden bir sonraki tepeyi nasıl aşacağını düşünmeye başladı bile.  

Algımızın yetmediği, gözün göremediği yerde ağaçlar kesmiş köklerini yerden uçuyorlar. Nihayetinde her şey illüzyon. “Biz düşündükçe var dünya. Biz yok o da yok.”2 Takılan bir plak gibiyim. Söylenecek her şey söylendi çünkü. Düşünsenize onca zaman onca insan… Söylenmeyeni söylemeyi ne çok isterdim oysa ki. Bu kadar çok konuşunca belki bir gün tuttururum; altın varakla yazın, bir kapı girişine!

Neyse ne diyordum, ağaçlar uçuyorlar. Ağaçlar da uçabilir. Jim Rohn demiş ki “Bulunduğun yer seni memnun etmiyorsa, yerini değiştir. Ağaç değilsin.” Şayet ağaçlar bir de uçuyorsa sen niye duruyorsun, demezler mi adama? Bu sözleri de niye hep -adamlara- derler anlamam. İçimdeki feminist? Her şey anlamından o kadar uzak ki hiçbir kalıba sokmam artık kendimi. Bir sözcük seçip, içini istedikleri gibi dolduruyorlar. Kimse vermedi hak ettiği değeri sözcüklere, kendimi yerlerine koyunca, sözcükler adına içerliyorum. Ama siz de haklısınız empatinin de bir sınırı olmalı öyle değil mi?

Kimdi, resim sanatını şiirden üstün tutan?3 Bir deli dâhidir Dali, resimleri bana ilham veren. Sanat sanata gebedir.

“Ayağa kalktım bunun üzerine, olduğumdan daha güçlüydüm sanki, dedim ki: “Yürü, gücüm de yerinde, cesaretim de.” Kayanın üstünde yola koyulduk, yol engebeli, bozuk ve dardı, öncekinden daha sarptı. Güçsüz görünmemek için, konuşuyordum yürürken, bu sırada bir ses yükseldi öteki hendekten, ama anlam çıkmıyordu sözcüklerinden. Anlamıyordum dediklerini, hendeği aşan yayın ortasında olmama karşın; ama öfkesi burnundan tütüyordu konuşanın. Aşağıya eğildim, ne var ki canlı bir insanın gözleri, bu karanlığı delip de göremezdi dibi; dedim ki “Ne yap yap öteki yükseltiye gidelim, bu duvardan aşağıya inelim; nasıl anlamıyorsam burada işittiklerimi, seçemiyorum aşağıda gördüklerimi. Yanıtım eylemle olacak” dedi, “Çünkü haklı bir isteğin karşılığı söz değil, eylem olmalı.”1

Bu ikinci paragrafı bu yazıyı yazarken ilk kez okudum. Eğer adım Truman4 soyadım Burbank4 olsaydı derdim ki Dante (tırnak içinde Dante) bunu daha yeni yazdı, ben şimdi okuyayım diye. Ya da The Secret’ın yazarı kazandığı parayı sonuna kadar hak etti (!) Düşünce niyettir. Bütün güzellikleri çağırıyorum öyleyse. Bekliyorum gelin, “pencereden bakma günlerinde” ben hep evdeyim.

“Haklı bir isteğin karşılığı söz değil, eylem olmalı.” alın size altın varakla kapı girişine yazılacak bir söz daha. Tam bir ikizler burcuyum işte, Pessoa’yı ve eylemsizliğini nasıl da sattım hemen. “Asıl eylem insanı hayalcidir.” Ama Fernando’cuğum, sen de ben de biliyoruz ki sen bunu olmayanları kafanda oldurmak için söyledin. Hepsi Ophelia’nın5 suçu biliyorum. Ayrıca sen de bir ikizler burcu olarak eminim Dante’ye hak verirdin, sonuçta fikir değiştirmek bizim için üst baş değiştirmek gibi. Yine de gerçekleşmeyen, gücüm yetmeyen her şey için savunmaya devam edeceğim hayalciliği ve hep izinden gideceğim muhteşem öğüdünün: “Yarın da yapamayacağın bir şeyi bugün yapma.”

Bugün yalnızca hazırlanırız, yarın planlarız, öbür gün de fethederiz dünyayı. Ama bugün değil. Adım adım… Evet, adım adım…

(Pessoa’nın Erteleme şiirinden, yorum kısmında)

1 Dante Alighieri- İlahi Komedya

2 Ömer Hayyam

3 Leonardo da Vinci

4 The Truman Show (1998) – Peter Weir

5 (Ophelia Queiroz’) Ophelia’ya Mektuplar – Fernando Pessoa

Herkese sağlıklı ve mutlu pencereden bakma günleri…

Ece ÇELİK

03.10.2020