Hatta bazen sadece durabilmek de bir başarıdır (ağaçlar gibi).
Hayat bazen öyle çok engel koyuyor ki önünüze, ilerlemenizi imkansız hale getiriyor. Bütün bu engellere rağmen ileri gidememiş olsanız da hala duruşunuzu koruyabiliyorsanız, hatta ve hatta yere düştüyseniz bile bence ilerlemiş sayabilirsiniz kendinizi. Çünkü ileriye düştünüz.Her şeye rağmen yine de büyüdünüz.
Fizik kurallarına göre, yükünüzü A noktasından B noktasına götüremediğinizde iş yapmış sayılmıyorsunuz. Fizik, o yükü yerden kaldırmış olmanızla ya da bunca zamandır taşıyor olmanızla ilgilenmiyor. Bana sorarsanız, bu da onun ayıbı. Büyük iş yaptınız. Bir yükü ne kadar uzun süre taşırsanız o kadar ağırlaşır çünkü. Eninde sonunda, her şey bakış açısıyla ilgili. Baktığınız pencere size güzel bir manzara sunmuyorsa, sizi mutlu etmiyorsa, amacınıza hizmet etmiyorsa yeni bir pencere açmalısınız. Geçtiğimiz yıl “akışına bırakın” demiştim. Bu yılın mesajı da bu “Bakış açınızı değiştirin.” Söylendiği kadar kolay değil, biliyorum. Klişe ancak bazen sadece bir adım geri gelip, büyük resme bakmak göremediklerini, görmemeye şartlandıklarını gösterebiliyor. 2019’a girerken “Bulaşık Yıkama Sanatı” başlıklı yazımda, yenilgilerin de birer kazanç olduğunu yazmışım. Bunu fark etmek ya da yeniden hatırlamak da bir pencere açıyor. 2022’de, kocaman aydınlık pencereler ve hedefinize giden tüm kapılar açılsın önünüzde! Not: Bu arada bu yazıyı hazırlarken gördüğüm üzere Almanların, ağaçların gökyüzüne ulaşamayacaklarını söyleyen bir sözleri varmış ancak ben o pencereden bakmak istemedim, yazımı baltalıyordu. ;) Çilek tadında bir yıl olsun, *taç utangaçlığıUzman Diyetisyen Ece ÇELİK ATALAY
